Girişimcilik Hikâyeleri

Doğal Severiz Antakya Yöresel Tatlarını Türkiye’yle Buluşturuyor

hatay yöresel tatlar
Avatar

Bilim adamı yerine bilim insanı, iş adamı yerine iş insanı tanımlamalarının tercih edilmesi, sanırım yaşanan en güzel değişimlerden biri… Genç girişimci kadınlar, çevrelerini iyi gözlemlemeleri, güçlerini ve potansiyellerini en iyi şekilde yönlendirmeleri, yetenekleri, pratiklikleri ve hepsinden de öte azmi ve sabırlarıyla güzel işler başarıyor, ellerinin değdiği yere hayat veriyor.

“Doğal Olmayı Seviyoruz” mottosuyla Hatay yöresinin tatlarını tüm Türkiye’yle buluşturan Doğal Severiz’in iki genç girişimci kadını, tüm içtenliğiyle kapılarını modarituel.com için açıyor. Cemile Akalın ve kuzeni Nur Leyla Kara’nın şirin dükkânlarının yeşili bize de yansıyor ve en doğal hâlimizle koyu bir sohbetin içinde buluyoruz kendimizi…

genç girişimciler

“Kendimizi Bulaşık Yıkarken Bulduk”

Cemile Akalın, Hatay yöresi ürünlerinin satıldığı ve aynı zamanda sabahları uzun ve lezzetli kahvaltıların yapıldığı dükkânı, önceden sadece depo olarak kullandıklarını söylüyor: “Önceleri kahvaltı işine girişmek gibi bir düşüncemiz, planımız yoktu. Bizden ürün almaya gelenlerden çok yoğun bir talep aldık ve biz bu işi yapalım dedik. Sonrasında kendimizi servis yaparken, bulaşık yıkarken bulduk.” Akalın, büyük bir keyifle anlatıyor bunları. Sadece internet üzerinden ve perakende satış yapmayı planladıkları ürünlerin müşteriye servis edilmeye evrilmesi iş yüklerini artırsa da Akalın, kuzeni ve aynı zamanda ortağı olan Nur Leyla Kara ile el ele verip işin üstesinden geldiklerini tebessümle anlatıyor.

Müşteri Değil, Misafir!

Dükkânın girişine konulan küçük ahşap masalardan birinde sohbetimize devam ederken, Nur Leyla Kara minik oğlu Selim Can ile muhabbetimize katılıyor. Kara, “Burayı doğal kılan, ürünlerin yanında işte böyle bir aile ortamının da olması. Selim Can, masaları dolaşır arada” diyor gülerek. Müşteri ifadesini kullanmayı sevmediklerini, dükkâna gelenleri misafirleri gibi görüp, öyle ağırladıklarını söyleyen Kara, “Kahvaltı olayına başladığımızda sadece altı tabağımız ve sayılı çatalımız vardı. Cemile’yle bir taraftan servise bakıyor, bir taraftan boşalan tabakları yıkayıp yeni servisleri hazırlıyor, diğer taraftan da misafirlerimize mahcup olmamak ve onları kırmamak için güler yüzümüz ve tüm samimiyetimizle çatalımızın ya da tabağımızın kalmadığını güzel bir dille anlatmaya çalışıyorduk” diyor. Bazen her şeyi de görmemek lazım diye devam ediyor ve ekliyor: “Bulunduğun yerde mutlu olman gerekiyor. Ben bu dükkânı açtıysam, burada mutlu olacağım.”

Doğal Severiz

İşin mutfak kısmının tahmin ettiklerinden çok daha zor olduğunu söyleseler de yaptıkları işten büyük keyif aldıklarını her ifadelerinden anladığımız  genç girişimci kadınlar, gıda sektörüne girmeden önce çok başka yerlerde kariyerlerinin zirvesindeyken kurumsal hayatı bırakıp, tabiri caizse esnaf olmaya karar vermişler. Kara, 27 yıl boyunca yaşadığı Almanya’dan kesin dönüş yapmış Türkiye’ye. Her iki durumun da farklı zorlukları olduğunu anlatan Kara ve Akalın, “Rahat olmak istiyorsanız ve risk almayı sevmiyorsanız kurumsal hayat harika bir yer. Esnaflıkta ise sürekli kendinizi yenilemeniz ve farklı nitelikteki insanlarla sürekli iletişim hâlinde olup onları memnun etmeniz gerekiyor. Ve tabii risk almanız…” diye ekliyor.

“Artık Hem Bize Hem De Doğal Yöresel Tatlarımıza Alıştılar”

Kara ve Akalın, aslen Hataylı. Akalın, babası ve amcasının da aynı işi Rusya ve Kırgızistan’da yaptığını söylüyor. Zaten bu sektöre atılmasındaki en büyük etkenin de bu olduğunu ve babasının kendisini çok desteklediğini ifade ediyor: “Ben bilgisayar mühendisliği okudum; ama bir gün bile okuduğum bölümün işini yapmadım. Aklımda hep kendi işimi yapmak vardı. Önceleri herkes gibi ben de bir kafe açmak istedim; ama bizimkiler zaten gıda işiyle uğraşıyordu. Ürünleri tanıyorum, tatlarını biliyorum. Neden bu işi yapmıyorum dedim ve tam 9 ayı buldu bu dükkânı açalı. Ailelerimizden maddi anlamda herhangi bir destek almak istemedik burayı açarken. Kendi imkânlarımızla bu seviyeye getirdik. Tazminatımın hepsini buraya yatırdım.”

yöresel kahvaltı

Akalın, bir taraftan ayakta kalmaya çalışırken, diğer taraftan da ailelerine, üstlendikleri bu işin altından kalktıklarını da göstermek istediklerini söylüyor. Genç girişimci kadınlar Akalın ve Kara, önceleri, kendi ayakları üzerinde duran bu iki kadının burada biraz garipsendiğini; ancak insanların artık bunu kabullendiğini söylüyor: “Artık hem bize hem de doğal yöresel tatlarımıza alıştılar.”

Dekorasyondan Mutfağa, Ürün Sunumundan Kargoya…

Doğal Severiz’in isim annesi Cemile Akalın. Bu kendi hâlinde mütevazı ve samimi dükkânın iç mimarlığını ise yine Akalın ve Kara yapmış. Marka ile dükkânın konseptinin birbiriyle örtüşmesi için epey uğraştıklarını anlatıyorlar. İç dizaynından ustaların ayarlanması, ustalara malzeme temininden işin lojistiğinin yapılmasına kadar her aşamada yer aldığını söylüyor Akalın. İkisinin de ellerine sağlık; emekleri karşılık bulmuş ve ortaya Doğal Severiz’in ruhunu yansıtan bu şirin dükkân çıkmış.

doğal severiz dükkan

Nur Leyla Kara ve Cemile Akalın elbette sadece işin mutfağında bulunmuyor. Dükkânın raflarındaki doğal tatların, yerinden, Hatay’dan toplanıp İstanbul’a getirilmesi, raflara yerleştirilip sunumunun yapılması ve misafirlere ikramına kadar tüm aşamalarda yer alıyorlar.  Ve tabii işin bir de e-ticaret kısmı var. İnternetten aldıkları sipariş yoğunluğuna da yetişmeye çalışıyorlar bir taraftan. Ürünleri tek tek paketleyip kargoya teslimini yapıyorlar.

“Kadınsanız Zor, Ama İmkânsız Değil”

Kadınların hayatın kenarında değil, tam da içinde olması gerektiğini savunan Akalın ve Kara, “Kadın olarak bir işe giriştiyseniz ve bu sıfırdan başladığınız bir iş ise, çok fazla ön yargıyla karşılaşıyorsunuz” diyor. Akalın, aslında şimdi herkesin hayalinde olan bir işi yaptıklarını söylüyor. Bir kafe açmayı veya kendi işinin sahibi olmayı hemen herkesin istediğini ifade ediyor. “Bu kadar genç bir yaşta bunu yaptığımız için bize özenenler olduğu gibi bizi destekleyenler de oluyor elbette” diyen Akalın, kadınsanız zor; ama imkânsız değil diye vurguluyor.

“Bir şeyi istemek, başarmanın yarısı” diyor genç girişimciler: “Biraz cesaret, sabır ve planlı hareket etmek gerekiyor. Ve tabii biraz da şans…”

Doğal Severiz’de neler var?  

Güneydoğu’nun bol baharatlı ve lezzetli tatlarını, tüm Türkiye ile buluşturarak damaklarımızı şenlendiren Doğal Severiz’in en sevilen ürünleri arasında; zeytinyağlı zahter, halhali zeytin, salça çeşitleri ve kömbe geliyor.

doğal tatlar

Topraktan sofraya gelen yöresel lezzetleri tatmak, kültür ve hoşgörünün memleketi Hatay’ın sevecen ve içten iki güzel insanı Akalın ve Kara’nın sevimli dükkânına misafir olmak isterseniz dogalseveriz.com’dan iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.


“Bir önceki, Muz Nasıl Saklanır başlıklı yazımızda muzu daha uzun süre ve taze bir şekilde saklamanın püf noktalarına ulaşabilirsiniz.”

 

Yazar hakkında

Avatar

Gül Demirdaş

Marmara Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun genç iletişimci; okur, yazar, çizer, araştırır, gezer, keşfeder, paylaşır… Editörlük yapan, bunun yanında şiir ve öykü yazmaktan da kendini alamayan yazar adayı, “Yazmak, en zoru; kimi zamansa en kolayı. Zorluğunda ya da kolaylığında değilim ben işin. Yazarak var oluyorum, hepsi bu” diye özetliyor yazmayı.

Yorum Yap