Yaşam

Efemera Nedir

efemera
Avatar

Sahaflardan kitap almanın en güzel tarafı, sayfaları arasında yolculuğa çıktığınız kitapların eski kokusunu solumak ve kitabın kaçıncı sahibi olduğunu bilmediğiniz biri tarafından kenara bir yere yazılan küçük bir not ile karşılaşmak. Sayfalar arasında gezinirken kucağınıza düşen bir kağıt parçasına rastlamak. Kırışmış, sararmış biraz hırpalanmış bir fotoğraf da olabilir bu ya da eski bir otobüs bileti, tesadüf bu ya o çok sevdiğiniz eski Türk filminin sinema bileti de olabilir. Bu küçük, davetsiz misafirlerle kitap sayfaları arasında başlayan yolculuk bambaşka hayatlara çıkar. Ve sonra başka hayatlara daha… Siz de benim gibi düşünüyor ve hissediyorsanız, efemerist olabilirsiniz; dikkat! Efemera nedir, nasıl efemerist olunur, dünyaca ünlü efemeristler kimlerdir, sizler için derledik. Keyifli okumalar…

Efemera Dediğin: ‘An’ı Biriktirmek

Gazete kupürleri, okul diplomaları, otobüs biletleri, tebrik kartları, evraklar, sinema afişleri ve diğerleri… Anı yaşarken biriken bu ve benzeri kağıt parçaları halk dilinde “ıvır zıvır” olarak nitelendirilse de, saklamaya ve zaman zaman incelemeye özen gösterenler için, insanlığın belgesel mirası sayılan ve kayıtlara efemera diye geçen bu belgeler çok kıymetli ve mühimdir. Hatta öyle ki, bazıları bu ıvır zıvırları, yaşamak için amaç edinir kendine. Balat, Beyoğlu ve Kadıköy’deki Efemara mezatlarına olan ilgi o kadar yoğun ki, meraklılarının sayısı azımsanamayacak ölçüde…

1970’li yıllarda 350 bin kartpostal biriktiren Herman Boyacıoğlu ve pul, gazete, karne, tapu, fiş biriktirme tutkusunu biraz ileri taşıyarak müzeciliğe dönüştüren diplomalı Efemerist Hüseyin Keleş’in hayat ile aralarındaki ilişki, efemera adı verilen ömrü kısa, küçük, geçici belge ve kağıt parçaları üzerine kuruludur diyebiliriz.

Dünyadaki Efemerik Hareketler…

Zamanı biraz daha geri saralım ve 17’nci yüzyıla dönelim. O dönemlerde Londra’da parlamento üyeliği yapan ve bir donanma komutanı olarak görev almış Samuel Pepys, sahip olduğu kağıt malzeme koleksiyonu ile tarihte bilinen ilk efemerist olarak karşımıza çıkıyor. 20’nci yüzyılın ikinci yarısından itibaren sayıları hızla artan efemera derneklerinin ilki sayılan ve o dönem epeyce meşhur olan Efemera Derneğinin amblemini, Samuel Pepys’ nin portresi oluşturuyor. En fazla birikim yapan efemera koleksiyonerleri Pepys’nin adına düzenlenen madalya ile ödüllendiriliyor.

Geçmişin Kalbine Yolculuk

efemera nedir

John Bagford ve Sarah Bankes gibi isimler de dünyadaki efemerik hareketlere katkısı bulunan isimler arasında geliyor. Kitap kapaklarından kartvizitlere oldukça geniş bir birikime sahip olan bu isimlerden sonra efemera toplayıp kendi koleksiyonlarını oluşturanların sayısı artıyor. Yani, bugün sahaflarda ve mezatlarda görebildiğimiz kağıt koleksiyonların tarihini araştıracak olursanız çok eskilere göz atmanız gerekecek. Pek çok farklı hikaye, koleksiyon ve kültürle karşılaşmanın heyecanı ve merakıyla araştırmanız çok daha eğlenceli ve gizemli bir hâl alacak, şüpheniz olmasın…

Genel olarak iki boyutlu olan kağıt biriktiriciliği diye tanımlanan efemerada önemli olan; koleksiyonunu yaptığınız kağıt belgelerin ömrünü tamamlamasıdır. Maddi değerinin olup olmaması mühim bir ölçüt değil, zaten efemera dediğin bir hobi hatta bit tutkudur ve değeri hiçbir şeyle ölçülemez.

Tutkulu ve iddialı bir efemerist olmasam da benim de kendim için biriktirdiğim bir şeyler var. Sakızlardan çıkan renkli ve resimli notlar, sinema ve konser biletleri, atmaya kıyamadığım ders notlarım ve kartpostallarım… Ah o sevimli kartpostallarım… Hiçbir yılbaşını atlamadan neşeli kartpostallarla beni ve kardeşimi sevindiren halama kucak dolusu sevgiler. Ve tabii harika hediyeleri için de binlerce teşekkürler… 😍

Bir önceki Mahallem İstanbul başlıklı yazımızda, mahallem esnaf, mahallem İstanbul projesi, İstanbul mahalleleri hakkında önemli bilgiler yer alıyor.

Yazar hakkında

Avatar

Gül Demirdaş

Marmara Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun genç iletişimci; okur, yazar, çizer, araştırır, gezer, keşfeder, paylaşır… Editörlük yapan, bunun yanında şiir ve öykü yazmaktan da kendini alamayan yazar adayı, “Yazmak, en zoru; kimi zamansa en kolayı. Zorluğunda ya da kolaylığında değilim ben işin. Yazarak var oluyorum, hepsi bu” diye özetliyor yazmayı.

Yorum Yap