Dekorasyon Moda

Endüstriyel Dekorasyon

endustriyel tasarim ipuclari

Beton yüzey, gri ve siyahın hâkimiyeti, tuğladan duvarlar, makine parçaları ve farklı işlevler kazandırılan eski objeler… Konuttan ofislere, restoranlardan otellere, sanat galerilerinden mağazalara ve eğlence mekânlarına kadar pek çok alanda yaygın olarak kullanılan endüstriyel dekorasyon yolculuğu 1960’larda başlıyor ve yakın gelecekte pek çok özgün tasarımla karşımıza çıkmaya devam edeceğe benziyor.

Eski Fabrikalar Dönüştürülüyor

Yüksek tavanlı, brüt beton yüzeylerin, duvarlardaki tuğla dokusunun, taşıyıcı sistemin ve hatta tesisat borularının açıkta olduğu; boyasız, kimi zaman sıvasız, kaplamasız, gri ve siyah rengin hâkim olduğu ve arada tuğlanın kızıllığı, ahşabın sıcaklığıyla harmanlanan iç mekânlar… 1960 ve 70’lerde eski depo, atölye veya fabrikalardan dönüştürülen New York Manhattan’daki loftların popülerlik kazanmasıyla beton, tuğla, çelik ve makine parçaları gibi endüstriyel unsurlar, yaşadığımız mekânlarda gerek kaplama malzemesi ya da malzemenin salt kendisi gerekse mobilya veya aksesuar olarak karşımıza çıkıyor.

Dönüştürülen mekânlarla ortaya çıkan bu yeni akımın dönüm noktası; Andy Warhol’un 1962 yılında Manhattan’da 231 doğu 47’nci cadde adresinde bulunan eski bir binanın 5’inci katında kurduğu ve “The Factory” yani “Fabrika” adını verdiği stüdyosu oluyor. Warhol’un yıllığına sadece yüz dolar ödediği, duvarlarını alüminyum folyolar, aynalar ve gümüş rengi boyalarla kapladığı bu stüdyoyla eski üretim bölgesinin bir sanat merkezine dönüşmesi hızlanıyor. Böylece, tarihi değeri olan eski yapı ve mekânların yeniden kullanılmaya başlanması ve korunması da sağlanıyor.

Andy Warhol, The Factory

Andy Warhol, The Factory

Endüstriyel Dekorasyon Nedir?

Bu yeni akımla; brüt beton duvarların herhangi bir kaplama olmaksızın kullanıldığını, yenilenen yapılardaki mevcut tuğla duvarların yüzeyindeki sıva ve boyanın temizlenerek doğal tuğla dokusunun ortay çıkarıldığını ya da bir makine dişlisinin artık aksesuar olarak kullanıldığını görüyoruz. Başlangıçta mevcut yüzey, doku, strüktür ve kimi zaman da tesisat aksamları, mekân içerisindeki yeni dekorasyonu yönlendiriyor. Eski objeler, farklı işlevler kazandırılarak yeniden kullanılabilecek mobilyalara veya aksesuarlara dönüştürülüyor.

Ancak zaman içinde endüstriyel tarzın yaygınlaşması ve rağbet görmesiyle artık yeni tasarımların da endüstriyel unsurlar içerdiğini görüyoruz. Brüt beton yüzeyler, mekân içerisinde açıkta ve sadece boyalı olarak bulunan çelik konstrüksiyon elemanları ve dolu tuğladan yapılmış duvarlar mimari tasarımı etkileyen ve yönlendiren unsurlar olarak yer alıyor. Bu imalatlar, yüzeylerine herhangi bir sıva, boya ya da kaplama malzemesi gelmeyeceği için çok daha iyi ve titiz bir işçilik gerektiriyor. İç mekândaki endüstriyel dekorasyon düzenlemeleri bu malzemelere ve yüzeylere göre tamamlanıyor.

endüstriyel dekorasyon nedir?

Kaplama Malzemelerle İstenilen Görsel Etki Yaratılıyor

Endüstriyel tarzda yapılmış iç dekorasyon uygulamalarına hemen her yapı türünde rastlamak mümkün. Bu tarz; konutlardan ofis mekânlarına, restoranlardan otel odalarına, sanat galerilerinden mağazalara ve eğlence mekânlarına kadar pek çok alanda yaygın olarak kullanılıyor.

Bu yaygınlaşmayla birlikte malzemenin salt kendisinin kullanılmasının yerine yüzeye istenilen endüstriyel etkiyi verecek kaplama malzemeleri üretilmeye başlanıyor. Böylece brüt beton imalatlara alternatif olarak beton görünümlü paneller, harman tuğlasından yapılmış tuğla duvarlar yerine ise tuğla görünümlü paneller kullanılıyor. Artık her mekânda, herhangi bir strüktürel koşul olmaksızın istenilen endüstriyel etki yaratılabiliyor. Yani, beton görünümlü duvarları olan bir ofisinizin olması için brüt beton duvarlara sahip olmanız gerekmiyor. Mevcut tuğla veya alçı panel duvarların üzerine bile uygulanabilen panellerle, istenilene yakın görsel etki yaratılabiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu tip panel tarzı uygulamalar imitasyon olduğu için orijinalinin verdiği güçlü efekti her zaman sağlamayabiliyor.

Beton, Ahşap, Deri Ve Tekstil Ürünleri

Endüstriyel dekorasyon için kullanılan aksesuar ve mobilyalara baktığımızda farklı ürünlerle karşılaşıyoruz. Beton saksı ve sehpalar, ahşap demiryolu traverslerinden veya yine ahşap paletlerden yapılmış mobilyalar, galvaniz su borularından yapılmış kitap rafları ve tuğladan yapılmış masa ayakları gibi aksesuar ve mobilya örneklerini görüyoruz.

endüstriyel dekorasyon

Bu tarz dekore edilmiş iç mekânlarda kullanılan malzemeler elbette beton, çelik ve tuğla ile sınırlı kalmıyor. Endüstriyel tasarımlarda ön plana çıkan ahşap, yapısal unsur veya yüzeylerin yanı sıra mobilya ve aksesuarlarda tercih edildiği gibi, zeminde döşeme kaplama malzemesi olarak da kullanılıyor. Yine tekstil ürünleri, mekânı sıcaklaştıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Çoklukla oturma elemanlarında görülmekle beraber aksesuarlarda da kullanılıyor. Perde olarak kullanımı ise daha sınırlı kalıyor. Deri ise, ağırlıklı olarak koltuk, sandalye ve puf gibi oturma elemanlarında uygulanırken; aksesuarlarda da sıkça görülüyor.

Endüstriyel Tasarımda Işık Etkisi

Endüstriyel izler taşıyan mekânlardaki en önemli tasarım unsurlardan biri de ışık etkisi ve dolayısıyla aydınlatma tasarımı. Dönüştürülen bazı mekânlar, sahip olduğu büyük pencereleriyle doğal ışıktan çokça faydalanırken; yüksekte ve küçük pencereleri bulunan atölyelerden dönüştürülen bazı mekânlarda ise yapay ışık kaynaklarının kullanımı büyük önem taşıyor.

Soğuk ve ağırlıklı olarak grinin tonlarındaki yüzeylerle mekânın fonksiyonuna ve tasarımına uygun renkteki ışık kaynakları seçilerek istenilen mekân algısını yaratmak ve güçlendirmek mümkün. Buradaki temel nokta, seçilen aydınlatma armatürlerinin yine endüstriyel tarzda olması.

endüstriyel dekorasyon

Duvarlardaki tuğla dokusunu görüp hissedebildiğimiz, ağırlıklı olarak metal ve endüstriyel tarz mobilya ve aksesuarlar ile tasarlanmış yüksek tavanlı ve büyük açıklıklı bu mekânların yeni ve güzel örneklerini çevremizde çokça görüyoruz. Endüstriyel tarzda üretilen mobilya ve aksesuarlar sayesinde endüstriyel izler ve esintiler, her türlü mekân ve yaşam alanında karşımıza çıkmaya devam edecek gibi görünüyor.

“Bir önceki Mutlaka Okunması Gereken 10 Kitap başlıklı yazımızda, mutlaka okumanız gereken yabancı kitaplar, hayatımıza dokunan kitaplar ve kitaplığınıza eklemeniz gereken kitaplarla ilgili önerilere ulaşabilirsiniz.”

Yazar hakkında

Avatar

Y. Mimar Pelin Sürmeli

Lisans ve yüksek lisans eğitimini Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nde tamamlayan Sürmeli, halen aynı okulda Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Anabilim Dalı’nda doktoraya devam etmektedir. 2000 yılından bugüne performans mekânları, mimari akustik, sahne mühendisliği ve tiyatro mimarisi ile ilgili çalışmalar yapmaktadır.

Yorum Yap