Yaşam

Gökkuşağı Çocukları Kafe

Gokkuşagi Cocuklari kafe
Avatar

Beykoz’un Yalıköy Mahallesi Türk edebiyatının ilk popüler yazarlarından Ahmet Mithat Efendi’nin edebiyat sohbetlerini gerçekleştirdiği yalısıyla güzelleşirken şimdilerde, Beykoz’a yolu düşenleri sımsıcak bir tebessümle karşılayan Gökkuşağı Çocukları Kafe ile renkleniyor, şenleniyor.

‘Gökkuşağı Çocukları’ nın Elbiselerindeki Renk Cümbüşü

Kimi kültürde cennet ile dünya arasında köprüdür gökkuşağı, kimilerinde ise umudun ve şansın sembolü… Bazısı güneşin dile gelmiş hali der ona ve her bir renge farklı anlam atfeder… Gökkuşağı Çocukları Kafe, belki de sayısı bir elin parmağını geçmeyecek kadar az olan engelli çocuklarımızın çalıştığı, ürettiği, hayatın içinde kendilerine yer bulduğu şirin bir mekân. Beykoz Vakfı’nın öncülüğünde Beykoz Kaymakamlığı ve Beykoz Belediyesi‘nin destekleriyle tamamlanan kafe, 2017 yılında Şubat ayının 15’inde açılmış ve çok kısa bir zamanda epey yol almış. Projenin mimarlarından biri olan Beykoz Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Tamer’in güler yüzü ve Emir’ in (kafe çalışanı çocuklarımızdan biri) sımsıcak çayı ile hoş bir sohbet gerçekleştiriyoruz.

Adı gibi rengarenk, çok hoş bir mekân. Dışarıdan da hemen fark ediliyor, ama içerisi çok daha şirin ve renkli. Arzu Hanım, Gökkuşağı Çocukları Kafe nedir, bize biraz bahseder misiniz?

Öncelikle burası sıradan bir kafe değil. Bu kafede çalışan çocuklarımızın hepsinin bir sendromu var, ama Down Sendromu olan çocuklar değiller. Bizim amacımız iş okullarından gelen çocuklarımızı burada belli bir seviyeye getirmek ve daha sonra onları başka yerlere yerleştirmek. Bununla beraber çocuklarımıza farklı etkinlikler ve kurslarla da destek oluyoruz. Örneğin;  haftada bir gün karakalem kursumuz var. Bir arkadaşımız da İngilizce kursu için geliyor. En azından belli başlı temel birkaç şeyi öğrenmelerini sağlıyor. Ayrıca çocuklarımız için haftada bir gün gelen psikolog arkadaşımızdan yardım alıyoruz. Bazen onları anlamadığımız zaman belki bir tık yüksek sesle konuşabilirdik onlarla, ama psikoloğumuzun desteğiyle çocuklarımızla nasıl iletişim kurmamız gerektiğini öğrendik, öğreniyoruz. Yani, burası onlar için bir ilk adım, ön staj.  Biz bu çocukları hayata hazırlıyoruz.

Gökkuşağı çocukları kafe

Gökkuşağı Çocukları Kafe fikri nasıl ortaya çıktı?

Beykoz Vakfı’nı temsilen birçok yere gidiyorum ben. Down kafelerin varlığından da haberim var. Bir arkadaşımın çocuğu Fener’deki iş okulundaydı ve bir gün oraya gittim. Çocuklar o kadar yetenekli çocuklar ki, kekler, poğaçalar, börekler yapmışlar ve bize bir de güzel ikram ediyorlar.  O gün, neden Beykoz’da böyle bir yer yok, dedim ve sonra kolları sıvadık, işe koyulduk.

Şuan bu gördüğünüz yer bir harabeydi aslında. Beykoz Vakfı Yönetimi, kendisine bağlı olan, ama kullanılmayan bu yeri dilediğimiz gibi değerlendirmemiz için bize verdi. Buradaki iki öğrencimizin velisi olan Nesrin Hanım ile beraber başladık işe. Projeyi beraber götürüyoruz. Geçtiğimiz sene 23 Nisan’ da burayı açmaya karar verdik ve 15 Şubat’tan beri faaliyetteyiz.

1,5 ay gibi kısa bir zamanda oldukça güzel bir iş çıkarmışsınız. Bunu nasıl başardınız?

Eylül, ekim gibi çalışmalara başladık. Öncelikle belediyeden boyaları aldık (bu renkler değil, yalnızca beyaz). Daha doğrusu boyaları bize hediye ettiler. Her şeyi Beykoz Vakfı’ndan beklemek olmaz, dedik. Buradan bir esnafımız bizi diğer esnaflara yönlendirdi. Gittik ve kendimizi anlattık, bizi geri çevirmediler. Bir esnafımız kapıları aldı, diğeri masalarımızı, bir diğeri sandalyelerin bir kısmını aldı. Birkaç esnafımız buranın tadilatında bize destek oldu. Halıları esnafımızın biriyle gittik aldık ve buraya beraber serdik. Perdeleri bir ev hanımı aldı ve biz onları beraber işleyerek yaptık. Sağ olsunlar gerçekten çok duyarlı davrandılar. Duvardaki bu rengârenk çerçeveleri de çocuklarımızla beraber boyadık. Vakıf başkanımız Ali Zengin sağ olsun bize çok destek verdi. Belediye’nin destekleri de çok büyük; ayakta durmamızı sağlıyorlar. Duyarlı birkaç iş adamı da bizden desteklerini esirgemiyor. İnsanların buraya gelmelerini, çocuklarımızın onlara hizmet etmelerini ve buradaki ambiyansı görmelerini istiyoruz. Çocuklarımız onlarla iletişime geçiyor, ‘ben bir işe yarıyorum’ diyor ve mutlu oluyorlar. Ticaret yapmak isterseniz kaybedersiniz. Amaç bu işi yaparak para kazanmak değil, insanları bu çocuklarla kaynaştırmak. Burası işte böyle açıldı. Herkesin emeği var Gökkuşağı Çocukları Kafe’de. Ve tabii bunun keyfi bambaşka.

Gökkuşağı çocukları kafe beykoz

Peki, Gökkuşağı Çocukları için bizler neler yapabiliriz?

Gökkuşağı Çocukları Kafeyi ayakta tutmak için haftada iki-üç kere etkinlik yapıyoruz. 60 kişilik bir bayanlar matinesi yaptık, kermes yaptık, şimdi de canlı müzik yapacağız. Beykoz’un Genco’su (Genco Mert) ve bir arkadaşı 70’ler, 80’ler müziği yapacak. Bununla ilgili katılımı sağlamak için internetten duyuru yapıyoruz, sosyal medyayı kullanıyoruz. Burayı tanıtmaya çalışıyoruz şimdilik aslında. Beykoz Vakfı’nın bünyesinde bir yer olduğu için insanlar buranın nasıl bir yer olduğunu henüz bilmiyorlar. Bunun için sanırım biraz zamana ihtiyacımız var ve tabii çok çalışmaya ve desteğe…

“Bu Çocuklar İçin Gücümüz Yettiğince Çalışacağız, Üreteceğiz”

Gökkuşağı çocukları kafesi

Buranın tam olarak oturması için desteğe ve zamana ihtiyacımız var. Daha çok yeniyiz, ama kararlıyız ve sabırlıyız. Bu çocuklar için gücümüz yettiğince çalışacağız, üreteceğiz. Kimse buraya acıyarak gelmesin. Gelenler bu çocuklarla ilgilenmek, onlara destek olmak için gelsin. Tatlımız, köftemiz, kahvaltımız her şeyimiz var ve hepsi ev yapımı. Sahildeki kafede bir bardak çay içiyorsanız, bir bardak çay da burada içebilirsiniz.

Bir önceki Elma ile Gelen Güzellik başlıklı yazımızda, elmanın vücuda faydaları, elmanın güzelliğe faydaları, elma maskesi hakkında önemli bilgiler yer alıyor.

Yazar hakkında

Avatar

Gül Demirdaş

Marmara Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun genç iletişimci; okur, yazar, çizer, araştırır, gezer, keşfeder, paylaşır… Editörlük yapan, bunun yanında şiir ve öykü yazmaktan da kendini alamayan yazar adayı, “Yazmak, en zoru; kimi zamansa en kolayı. Zorluğunda ya da kolaylığında değilim ben işin. Yazarak var oluyorum, hepsi bu” diye özetliyor yazmayı.

Yorum Yap