Dekorasyon Moda

Hamburg’un Kristali Elbphilharmonie

Hamburg’un en büyük antreposunun üzerine oturan Elbphilharmonie, birbirinden farklı formdaki camlı panelleriyle aynı anda gökyüzünü, güneş ışınlarını ve Elbe Nehri’ni yansıtarak âdeta parıldayan devasa bir kristale dönüşüyor.

Almanya’nın ikinci büyük şehri ve aynı zamanda kendi başına ayrı bir eyalet olan Hamburg’un yeni simgesi Elbphilharmonie, ülkenin sembol binalarından biri. Bina içerisinde üç konser salonu, fuaye alanları, sahne arkası operasyon alanları ve konser salonları için ortak alanların yanı sıra; sağlık merkezi, kongre merkezi, Klingendes Müzesi, restoran, gece kulübü, lüks konutlar ve bir de otel bulunuyor. Bina, projenin başlangıcından resmi açılışın yapıldığı 11 Ocak 2017 tarihine kadar geçen 16 yıllık uzun yapım süreci, yüksek maliyeti, heykelsi mimarisi ve ziyaretçilere sunduğu görsel ve işitsel şölenle, dünya mimarlık tarihinde şimdiden önemli bir yer almış durumda…

Elbphilharmonie

Elbphilharmonie

“Kaispeicher A”Dan “Elphi”Ye…

1189 yılında 1’inci Frederick tarafından kurulan Elbphilharmonie ya da kısaca “Elphi”, bugüne kadar özelliğini devam ettiren ve günümüzde “Almanya’nın dünyaya açılan kapısı” olarak adlandırılan Hamburg Limanı’nda yer alıyor. Yapı, Elbe Nehri üzerindeki bir yarımadada yer alan eski bir antrepo binası “Kaispeicher A”nın üzerine kurulmuş.

Kaispeicher A

Tuğla gotik tarzın örneklerine sıklıkla rastlanan Hamburg’da 1875 yılında inşa edilen ilk “Kaispeicher A” İkinci Dünya Savaşı sırasında yıkılınca, bu kez mimar Werner Kallmorgen’in tasarımıyla 1963-1966 yılları arasında yeniden inşa ediliyor. Limanın girişindeki konumu ve tuğla dış cephesiyle dikkat çeken, Jacques Herzog tarafından “monolitik ve sağlam” olarak tanımlanan yapı, 90’lı yıllara kadar kakao, çay ve tütün deposu olarak kullanılmaya devam ediyor.

Mimari Ve Akustik Tasarım

Elbphilharmonie’nin mimari tasarımı, Jacques Herzog ve Pierre de Meuron tarafından 1978 yılında İsviçre Basel’de kurulan mimarlık firması Herzog & de Meuron tarafından yapılıyor. Yapının mimarları, tasarımlarında üç strüktürden esinleniyor: Delphi’deki antik tiyatro, spor stadyumları ve çadırlar/asma-germe sistemler. 2000 yılında açılan Tate Modern’de yaptıkları çalışmalarla 2001 yılında mimarlık alanında en prestijli ödüllerden biri olarak kabul edilen Pritzker Mimarlık Ödülü’ne layık görülen Herzog & Pierre de Meuron, aynı zamanda Münih’teki Allianz Arena’nın (2005) ve Pekin’deki Kuş Yuvası lakaplı Ulusal Stadyum’un (2008) da mimarları.

Elbphilharmonie Hamburg Luftaufnahme

Yapının akustik tasarımı ise aralarında Walt Disney Konser Salonu ve Paris Filarmoni’nin de bulunduğu, sadece Japonya’da 70’in üzerinde konser salonunun akustik tasarımını yapan Nagata Acoustics Inc. tarafından yapılıyor.

Her Şey Bir Eskizle Başladı…

Herzog & de Meuron tarafından yapılan ilk eskize bakıldığında, gerek tasarım gerekse yapım sürecinde yaşanan sayısız zorluğa rağmen ana fikrin başlangıçtan sona kadar korunduğunu ve hiç değişmediğini görmek mümkün.

mimari

Tuğla cepheli eski depo binasının üzerine inşa edilen yeni camlı strüktür, eski ile yeninin mükemmel birlikteliğini ortaya koyuyor. Depo binası ile yeni strüktürün arasında binanın tamamına yayılan halka açık bir seyir alanı yer alıyor. Zeminden 37 metre yükseklikte yer alan bu seyir terası, izleyicilere 360 derecelik bir şehir ve liman görseli sunuyor.

Deniz dalgalarını yansıtan çatı formu ve tam bin adet eğrisel, ancak birbirinden farklı formdaki camlı paneller dış cepheyi kaplayarak aynı anda gökyüzünü, güneş ışınlarını, Elbe Nehri’ni ve şehri yansıtarak binayı parıldayan devasa bir kristale dönüştürüyor.

Karma Kullanım

Yapı, bünyesinde yer alan konser salonları, sağlık ve kongre merkezi, müze, konutlar ve oteliyle karma kullanımlı bir özellik arz ediyor. Fuaye alanlarında dünyanın en uzun kemersi yapıdaki yürüyen merdiveni yer alıyor. Tam 108 metre uzunluğundaki bu yürüyen merdivenle bir uçtan bir uca giderken, binanın içerisindeki birçok ortak alanı görmek mümkün.

Hamburg Elbphilharmonie

Elbphilharmonie’nin kalbi olan büyük salon 2 bin 100 kişilik kapasiteye sahip. Akustik ihtiyaçları karşılayacak şekilde üst üste preslenen alçı panellerin yontularak farklı formlar verilmesiyle elde edilen modüllerle yapılan duvar ve tavan kaplamları, izleyicilere görsel bir şölen yaşatıyor. Farklı etkinlik türlerinde de mükemmel akustiği sağlayabilmek için salon arka duvarlarında, duvarın içine gizlenebilen akustik perde sistemleri yer alıyor. Salonun ortasında orkestra platformunun üzerinde yer alan tavan kaplamasında ise asansörlü bir ses sistemi bulunuyor. Amaç, mükemmel işitsel konforu sağlarken, görsel estetiği en yüksek düzeyde tutmak.

Dünyanın En Pahalı 6’ncı Yüksek Binası

Açıldığı 2016 yılı itibarıyla 110 metre yüksekliğiyle Almanya’nın en yüksek 57’nci, Hamburg’un ise en yüksek yeni binası olan Elbphilharmonie, dünyanın en pahalı yüksek binaları arasında 6’ncı sırada yer alıyor. Yüksek maliyetiyle, son teknolojik yapım yöntemlerinin, özel tasarım ve üretim yapı blok ve malzemelerinin kullanıldığı Elbphilharmonie, her türlü imkâna rağmen şehirde bulunan gotik belediye binası ve katedrallerin kulelerinden daha yüksek değil. Bu bilinçli tercihte, yeninin eskiye duyduğu saygıyı görmek mümkün.

Başlangıçta öngörülen bütçesi 76 milyon avro olan Elbphilharmonie, planlananın 10 katından fazlasına; tam 866 milyon avroya mal oldu. Bu 866 milyon avronun 789 milyonu şehir bütçesinden, 57,5 milyonu bağışlardan ve 19,1 milyon avrosu ise ticari alanların ve dairelerin satışından elde edilen gelirlerden sağlandı. Eğer başta öngörülen bütçe sınırları dâhilinde kalınabilseydi, sadece bağış ve ticari gelirler yapının maliyetini karşılamak için yeterli olacaktı.


Bir önceki, “Triko Kombinler” başlıklı yazımızda triko kombin önerileri, triko giyim tarzı, sonbahar kombinleri ile ilgili bilgilerin yer aldığı içeriğimize göz atabilirsiniz.

 

Yazar hakkında

Avatar

Y. Mimar Pelin Sürmeli

Lisans ve yüksek lisans eğitimini Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nde tamamlayan Sürmeli, halen aynı okulda Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Anabilim Dalı’nda doktoraya devam etmektedir. 2000 yılından bugüne performans mekânları, mimari akustik, sahne mühendisliği ve tiyatro mimarisi ile ilgili çalışmalar yapmaktadır.

Yorum Yap