Dekorasyon Moda

İskandinav Tasarımı Nedir?

İskandinav tasarımlar

Zarif güzelliğini sadeliğinden alan İskandinav tasarımı ve mimarisi, temiz hatları, temel formları ve ağırlıklı olarak düz renklere sahip sade kompozisyonlarıyla ön plana çıkıyor.

Kuzey Avrupa’da yer alan Danimarka, İsveç ve Norveç İskandinav ülkeleri olarak isimlendiriliyor. Yaygın olarak kullanılan İskandinav mimarisi terimi ise bu üç ülkenin de içinde bulunduğu daha geniş bir coğrafyayı içeriyor. Dolayısıyla İskandinav mimarisi denildiğinde sadece İskandinavya’yı değil; Finlandiya, İzlanda, Faroe Adaları, Åland Adaları ve Grönland’ın İskandinav ülkeleriyle bir araya gelerek oluşturdukları coğrafyayı, yani Nordik ülkelerini değerlendirmek gerekiyor. Bu bölge insanları eski çağlardan beri doğadan gelen malzeme ve formları dinamik bir yorumla biçimlendiriyor.

moda dekorasyon

Bugünkü İskandinav tasarımı 1920’lerde ortaya çıkıp 1950’lerde tüm dünyaya yayılıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın sonrasında hızlı endüstriyelleşmenin doğurduğu ihtiyaçlar neticesinde Louis Sullivan’ın “biçim işlevi izler” ilkesini esas alan “modern hareket” kendini gösteriyor. Bu hareket yayılırken, Avrupa’nın kuzeyinde İskandinav tasarımı anlayışının temelini oluşturan bir “sosyal demokrasi” ortaya çıkıyor. Her alana etki eden bu anlayış, tasarımı da etkiliyor ve tasarımı her birey için erişilebilir kılma yaklaşımıyla mimarlıktaki yansımasını buluyor. Buradan hareketle İskandinav tasarımının temel prensiplerini şu şekilde özetlemek mümkün: Basit, sade, minimal, düşük maliyetle üretilebilen, doğayı bütünleyen, doğayla bütünleşen ve herkes için tasarım.

İskandinav mimari dekorasyon

Nordik tasarımcıların 1950’lerden itibaren katıldıkları uluslararası sergiler, İskandinav tasarımı bilinirliğini artırıyor. Sverre Fehn’in tasarladığı 1959 Venedik Bienali’ndeki Nordik Pavyonu, kuzeyli modernist estetiğinin güzel bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Estetiği basit ve fonksiyonel çözümlerle birleştiren Nordik tasarımcı ve mimarlardan başlıcaları arasında; Alvar Aalto, Aino Aalto, Eliel Saarinen, Sigfrid Ericsson, Ragnar Ostberg, Arne Jacobsen, Poul Henningsen geliyor.

Doğayla Bütünleşme

Bu bölgede yaşamın en önemli şekillendiricisi doğa ve iklim. Dolayısıyla yaşam alanlarında, şehirlerde, kırsal alanlarda yapılan tasarımlarda kullanılan malzemeler, alınan yapısal ve strüktürel tedbirler, mimari tasarımlar hep “doğaya rağmen ya da doğaya karşı değil, doğayla birlikte nasıl yaşarız” düşüncesinin sonucunda ortaya çıkıyor.

Modarituel Moda Kültür Blog

Kuzey insanının doğayla birlikte ve kendi varlığını borçlu olduğu doğanın bir parçası olarak yaşama isteğiyle ortaya çıkan tasarımlar ise; sade, aşırılıktan ve her türlü fazlalıktan arınmış, doğal, fonksiyonel, kolay kullanışlı ve ferah ortamlar yaratıyor. Bu düşünce yapısı sadece yaşanılan mekânlarda değil, mobilyadan aksesuara, araç gereçten moda tasarımına kadar her alanda etkisini gösteriyor. Alvar Aalto’nun 1937-1939 yılları arasında tasarladığı Villa Mairea bunun en güzel örneklerinden. Strüktürel ögelerin yanı sıra ağaçlara açılan yüksek pencereler doğayla yakın bir temas sağlarken, aynı zamanda doğal ışığın da iç mekâna akmasına imkân veriyor.

İskandinav ev tasarımı

Alvar Aalto / Villa Mairea

Sade Kompozisyonlar

İskandinav tasarım nedir

Nordik ya da İskandinav tasarımı ve mimarisinin zarif güzelliği sadeliğinden geliyor. Temiz hatlara, temel formlara ve ağırlıklı olarak düz renklere sahip sade bir kompozisyonla ön plana çıkan bu tasarımda fazla, gereksiz veya işe yaramayan bir öge bulunmuyor.

İskandinav tasarım

Doğanın bir parçası olan insanın doğayla bütünleşme arzusundan doğan bu İskandinav tasarımda, doğal malzeme kullanımı tercih ediliyor. Ahşap ve diğer doğal malzemeler, görsel ve fiziksel olarak daha sıcak mekânlar yaratmak için kullanılırken, aynı zamanda doğal yalıtım malzemeleri olarak ihtiyaç duyulan değerleri sağlıyor. Ahşap zeminler, duvar kaplamaları ve ahşap merdivenler sıcak bir mekân ve samimi bir ortam yaratıyor.

İskandinav

Doğal Işık

İskandinavya’da doğal ışık önemlidir. Kuzey yarım kürenin kuzeyinde yer alan bu bölgede özellikle uzun ve karanlık geçen kış ayları, tasarımcıları insan sağlığını, mutluluğunu ve verimliliğini doğrudan etkileyen doğal ışıktan en yüksek oranda faydalanacak tasarımlar yapmaya yönlendiriyor.

mimari tasarım

Döşemeden tavana uzanan tam boy pencereler doğayla bütünleşmeyi sağlarken, aynı zamanda gün ışığından maksimum faydalanma imkânı da veriyor. Pencereler genellikle perdeler veya güneş kırıcılar olmaksızın kullanılıyor. Beyaz veya açık renklerin kullanıldığı duvarlar, döşemeler, tavanlar veya diğer dekorasyon ögeleriyle doğal ışığın hissedilen etkisi artırılmaya çalışılıyor. Yaygın olan açık planlı tasarımlar, mekânın daha ferah ve daha parlak algılanmasını sağlıyor.

İskandinav dizayn

Fonksiyonellik ve Rahatlık

Yılın hangi zamanı olursa olsun bu bölgede yaşayan insanlar binaların dışındaki alanları, doğayı yaşamayı severler ve yaşadıkları mekânları da aynı şekilde kucaklarlar. İç mekân tasarımlarında yine ön plana çıkan doğallığın ve sadeliğin mekânı biçimlendirdiği görülürken, ışık kullanımı ve ferahlık etkisi ilk bakışta göze çarpan özellikler arasında geliyor. Tüm İskandinav tasarımları sıcaklık ve rahatlık etkisi sağlarken, aynı zamanda da fonksiyonellik ve verimlilik esas alınarak planlanıyor.

ev dizayn


Sizleri bir önceki “VIVID Grand Show Tıpkı Hayat Gibi” başlıklı yazımızda, 100’den fazla üstün yetenekleri olan artistin rol aldığı 12 milyon euro bütçesi ve 2 bin izleyiciyi misafir eden Avrupa’nın en büyük tiyatro sahnesiyle muhteşem bir görsel şölen olan Vivid Grand Show 2019 ile ilgili izlenimlerimize göz atabilirsiniz.

Yazar hakkında

Avatar

Y. Mimar Pelin Sürmeli

Lisans ve yüksek lisans eğitimini Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nde tamamlayan Sürmeli, halen aynı okulda Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Anabilim Dalı’nda doktoraya devam etmektedir. 2000 yılından bugüne performans mekânları, mimari akustik, sahne mühendisliği ve tiyatro mimarisi ile ilgili çalışmalar yapmaktadır.

Yorum Yap