Girişimcilik Hikâyeleri Kültür Sanat

Kaligrafi Sanatı İncelikleri

kaligrafi sanatının incelikleri
Avatar

Normal yazıdan farklı olarak işaretlerin estetik ve süslü bir şekilde harmanlaması olarak da tanımlayabileceğimiz kaligrafi (güzel yazı sanatı), görsel bir sanatsal şölen sunmasının yanı sıra bağlı olduğu, etkilendiği kültürün de etkisiyle o kültüre özgü bir forma bürünür ve içerikle bütünleşerek somut bir kültürel miras olarak gelecek kuşaklara aktarılır. Dünden aldıkları mirası bugüne ve geleceğe bağlama sorumluluğunu üstlenen iki genç kaligrafi sanatçısı Abdullah Özdemir ve Yakup Öner, Sirkeci’de Yazı Tükanı adını verdikleri atölyelerinde kaligrafi çalışmalarını devam ettirirken, gönlüne kaligrafi düşenlere, bu sanata ilgi duyanlara, güzel yazı yazmanın inceliklerini öğrenmeleri için yardımcı oluyor. Yazı Tükanı’nın çoğunluğunu Çalakalem Yazı Grubu oluşturuyor. Tabii farklı yaş ve meslek gruplarından, hobi olarak ya da akademik olarak kendini geliştirmek isteyenler de kaligrafi eğitim atölyesinin müdavimleri arasında… Kaligrafi sanatı ile ilgili yaptığımız sohbetimize buyurun…

Gelişen teknolojiyle birlikte mürekkep, kalem, kâğıt, divit uçlar, hokka çoktan nostaljik birer nesne hâline dönüştüler bile… Ancak kaligrafinin kadim kültürünü yaşatma uğraşı veren Yazı Tükanı’nda bunları ve daha fazlasını görmek mümkün.

Göze hoş gelen yazı tanımının güzel yazı sanatı için üstünkörü bir tanımlama olduğunu düşünen Kaligrafi sanatçısı Abdullah Özdemir ve Yakup Öner, kaligrafide özgünlük ama bununla birlikte ciddi bir disiplin de olduğunu söylüyor.

Kaligrafi sanatı

“Kaligrafi, callos ve graphos sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşur ve “güzel yazı” anlamına gelir. Kaligrafinin tarihine bir yolculuk yapacak olursak, yaklaşık 5.500 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kaligrafinin hikâyesi aslında Sümerlere dek uzanır. Hesap tutmak amacıyla kil tabletlerin icat edildiği Sümerler zamanında ilk yazılı eserlerin verildiğini görürüz. Yazı, zamanla ihtiyaçlar doğrultusunda matbaa ve kâğıdın da icadıyla şekillenerek gelişmiş ve gelişen yazıya sanatsal formlar yüklenmiştir.

“Yazıyı Güzel Yapan, Öncelikle Yazının Okunabilirliğidir”

Yazıyı güzel yapan, sanat yapan, öncelikle yazının okunabilirliğidir. Yazı, anatomik kurallar, tasarımlar ve kişisel yorumlarla güzel olur, sanat olur. Yazı karakterlerini ahenk içinde bir araya getirerek, süsleyerek yazıyı görsel bir sanata dönüştüren kaligrafide, malzeme, yetenek ve estetik beğenilerden söz edilebilir elbette; ancak bununla birlikte işin bir de kültürel boyutu vardır. Kaligrafideki özgünlük güzellik ve işaretleri yorumlamadaki farklılık kültürel izlerden kaynaklanır.

Kaligrafi incelikleri

Kaligrafi sanatı

Toplumların coğrafi konumları, değerleri ve kültürel farklılıkları yazı kültürünün temelini ve formunu oluşturur. Bunun izlerini Sümerlerden günümüze görebilmek mümkün. Moğol, Japon, Çin, Arap (Hüsni-hat), Hint ve Latin grafisinde bu farklılıkların etken olduğunu söyleyebiliriz.

Hat ve kaligrafi sanatı güzel yazı yazma sanatı olarak ifade edilmekle birlikte aralarında bazı temel farklar vardır. Hat sanatı Arap harfleri kullanılarak icra edilir ve dini motifler ön plana çıkar. Kaligrafi ise daha özgün ve serbest bir çalışma sağlayan Latin harfleriyle, süsleyerek yazılır. Yani, daha geniş bir yelpazede uygulanabilen bir sanattır. Bunun yanında kaligrafide hat sanatından farklı olarak yazı yazmak soldan sağa doğrudur.

Kalbin Derinliklerinden Yazıya…

Yaşayış, düşünce ve inanışların yazıdaki etkisi üzerine bir diğer örnek ise Japon kaligrafisi Şado’dur. Zen felsefesindeki sadelik ve minimal düşünce, Japon alfabelerinin sanatsal olarak ifade edildiği Şado’da etkisini gösterir. Kalbin derinliklerinden geçeni harflerle ifade etmeyi amaçlayan Şado fırça ve mürekkeple yazılır ve yazı kısa tutulur. Örneğin, parşömene sadece “düşünce’’ kelimesi yazılır ve bunu okuyan kişinin düşünce kelimesi hakkında beyin fırtınası yapması sağlanır. Teknolojinin geliştiği, bilgisayarların yaygınlaştığı günümüzde geleneksel Şodo sanatı hâlen tüm Japonlara öğretiliyor.”

kaligrafi nasıl yapılır

Kaligrafi sanatı, kişinin ruhunu harflerle dışa vurması, kendini keşfetmesidir aslında. Güzel yazan güzel konuşur, güzel konuşan ise güzeli düşünür… İcra ettiği sanatla özüne ulaşan insan daha ince düşünür, etrafını algılayış biçimi farklılaşır ve gözünü, ruhunu, fikirlerini terbiye eder. Hayata karşı daha sabırlı ve olgundur.

Güzel yazıda form ve içerik arasındaki uyumun son derece önemli olduğunu vurgulayan Özdemir ve Öner, bu uyumun, yazının anlaşılır ve akılda kalıcılığını sağlaması bakımından önemine dikkat çekiyor.

“Form ve içerik arasındaki uyum önemli olmakla birlikte hedef kitlenin özelliklerine göre değişkenlik gösterir. Anaokulu öğrencilerine yönelik bir çalışma yapılacaksa, içeriğin aktarılmasında daha eğlenceli, renkli, anlaşılır ve sade bir formun, yazı karakterlerinin kullanılması gerekir. Böylece eğlenceli hâle getirilen yazının akılda kalıcılığı artırılacaktır.

Fakat çalışmamız kurumsalsa ve ciddi bir özellik taşıyorsa, kaligrafide otoriteyi, gücü temsil eden çizgi ve karakterler kullanarak doğru sonuçlar elde edilebilir. Güzel yazı sanatı çalışmalarında hedef kitleye istenilenin aktarılabilmesi için formu ve içeriği doğru noktada vurgulamak önemlidir. Tabii kitleyi tanımak da öyle…”

İçlerindeki sese kulak veren, güzele, estetiğe hevesli, yazıya sevdalı genç kaligrafi sanatçıları Abdullah Özdemir ve Yakup Öner, ismine bir yolculuk sırasında karar verdikleri ve ilk günkü heyecanla her gün kapısını açtıkları Yazı Tükanı’nın mütevazı hikâyesini anlatıyor.

Kaligrafi ustaları

“Arkadaşıma yaptırdığım anahtarlık, sanırım hayatımın karılma noktası oldu. Üzerine isim yazdırdığım anahtarlık, içimde bir yerde hep var olan arayışı, yazıya olan tutkumu açığa çıkardı ve sonra hiçbir zaman peşini bırakmadım bu tutkunun. Kaligrafi, düşüncelerimi şekillendirdi, hayatıma yön verdi. Bugüne kadar süren en güzel, en büyük ve en zor serüvenim oldu”

Abdullah Özdemir, uzun bir yolculuk olarak nitelediği güzel yazı sanatının hayatındaki etkisini bu cümlelerle paylaşırken Yakup Öner, resim öğretmeninin yönlendirmesiyle sanata olan farkındalığının arttığını anlatıyor.

“İnsan, ruhunda gizlenmiş olanı duymak, görmek için bazen yardıma ihtiyaç duyar. Okul dönemimde yıllık ödev kapaklarını tasarlarken resim öğretmenim, farkında olmadığım yeteneğimi keşfetti; güzel yazıyordum. O keşiften sonra sanata olan farkındalığım arttı ve bu alanda eğitim alarak kendimi geliştirdim. Grafiti sanatıyla uğraştığım zamanlarda bir kurumun duvarındaki yazı tablosu, dikkatimi çekti. “Duvarlara değil kağıtlara yazmalısın” diye fısıldadı bana ve o dönem adını dahi bilmediğim kaligrafi sanatı içinde buldum kendimi…”

Kaligrafi yazma

Kaligrafi sanatı

Kaligrafide kadim bir kültüre sahip olduğumuzu dile getiren genç kaligrafi sanatçıları, günümüzde güzel yazı kültürünün geldiği noktayı değerlendirirken, ileriye dönük plan ve çalışmalarından heyecanla bahsediyor.

“Yakın zamana kadar kaligrafi için doğru malzemeler ve doneler bulmak bile zor iken, günümüzde sanatsal malzemelerin ulaşılabilirliğinin artması, kaligrafi eğitimi veren kurumların çoğalması ve tabii gençlerin güzel yazı sanatına merak duyması ve ilgilerinin artması, kaligrafide günbegün daha ileri gitmemizi, sahip olduğumuz kadim kaligrafi kültürümüzü daha yakından tanımamızı ve yorumlamamızı sağlıyor.

2017 yılında değerli hocamız Erhan Olcay tarafından düzenlenen “Kaligrafist: Bir Yazı Kültürü Etkinliği” ve 2018 Kasım ayında bizim de aktif olarak dahil olduğumuz dünyanın ilk prestijli dolma kalem festivali olan Penfest gibi etkinlikler ve sergiler, unutulmaya yüz tutmuş el yazısı, kalem ve mürekkep üçlüsünün farkındalığı için önem taşımakla birlikte aynı zamanda büyük bir sorumluluk da üstleniyor.

Yazı yazma sanatı

“Kaligrafi Sanatı; İlgi Artıyor…”

Üyesi olduğumuz Çalakalem Yazı Grubu’nun her ay düzenli olarak yapılan ve çeşitli illerden katılımların sağlandığı toplantıları, her geçen gün özellikle gençler arasında kaligrafiye olan farkındalığın ve ilginin arttığını gösteriyor. Elbette üniversitelerin düzenlediği ve yardım ettiği sergiler de bunu destekliyor. Tabii bununla birlikte kaligrafide dünyada daha görünür olmamızı sağlamak için üniversitelerin kaligrafiye daha çok eğilmeli, güzel yazı kültürü daha ilkokul sıralarında çocuklara aşılanmalı. Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenleyeceği uluslararası organizasyonlarla, sergilerle kaligrafinin tüm dünyada daha çok tanınması ve güzel yazı kültürünü gelişmesi sağlanabilir.

Yazı Tükanı olarak, dünyaca ünlü kaligrafi sanatçılarının katıldığı kaligrafi workshopları düzenliyoruz. 15 kişilik sınıflarda ünlü kaligrafi sanatçıları eşliğinde dersler yapıyoruz. Avrupa kaligrafi sanatı ile ilgili şeylerin aktarıldığı bu çalışmalarla kadim kaligrafi kültürümüz ve birikimimiz de sergilenerek ortaya hoş bir harmoni çıkıyor. Bu çalışmalar ile kaliteli kaligrafi çalışmaları ortaya çıkarken, yeni kaligrafi sanatçılarının da yetişmesi sağlanıyor.


Bir önceki “2019 Moda Trendleri Neler” başlıklı yazımızda 2019 ilkbahar yaz sezonunda öne çıkacak ürünler, sezonun trend parçaları ve sezona dair diğer önemli notların yer aldığı içeriğimize göz atın…

Yazar hakkında

Avatar

Gül Demirdaş

Marmara Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun genç iletişimci; okur, yazar, çizer, araştırır, gezer, keşfeder, paylaşır… Editörlük yapan, bunun yanında şiir ve öykü yazmaktan da kendini alamayan yazar adayı, “Yazmak, en zoru; kimi zamansa en kolayı. Zorluğunda ya da kolaylığında değilim ben işin. Yazarak var oluyorum, hepsi bu” diye özetliyor yazmayı.

Yorum Yap