Gezi Yaşam

Korykos Antik Şehri

Kız kalesi
Avatar

Mersin’de, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Korykos antik şehri en bilinen yapısı olan Kızkalesi’yle rotasını Doğu Akdeniz sahillerine çevirenleri uygarlıklar yolculuğuna çıkarıyor.

Akdeniz’deki önemli liman kentlerinden biri olarak tarihte pek çok kez el değiştiren Korykos antik şehri, bölgenin simgesi hâline gelen Kızkalesi’yle bilinir. “Tarihin Babası” olarak anılan Herodot, ismini bu kaleden alan kentin Georges isimli bir Kıbrıslı prens tarafından kurulduğunu söyler.

Hitit dönemiyle başlayıp Helenistik, Roma, Bizans ve Kilikya Krallığı dönemleriyle devam eden süreçte Korykos şehrinde denizde ve karada olmak üzere iki kaleden oluşan bir savunma sistemi oluşturuluyor. Bu kalelerden biri sahilden yaklaşık 200 metre ileride yer alan Kızkalesi (deniz kalesi), diğeri ise karada bulunan Korykos Kalesi (kara kalesi). Kent, Korykos Kalesi’nin doğu yamacında bulunuyor.

Karadan denizin ortasına taşınan tarihiyle Korykos, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde bulunan 78 varlığımızdan biri. Mersin’in sembolü olan Kızkalesi (Korykos), farklı uygarlıklardan günümüze ulaşan tarihi kalıntılarıyla dimağımızı diri tutuyor.

İlk Yerleşim MÖ 4’üncü Yüzyılda

Korykos Antik Şehri

Dağlık Kilikya’nın en iyi korunmuş antik kentlerinden olan Korykos antik şehri, Mersin’in Erdemli ilçesine bağlı Kızkalesi Mahallesi’nde bulunuyor. Bilinen ilk yerleşimin MÖ 4’üncü yüzyılda başladığı kent, tarih boyunca farklı uygarlıkların evi oluyor.

MS 260 yılında Sasani Kralı Shapur’un tahrip ettiği kent kendini toparlasa da daha sonra komşusu İsauralar tarafından ele geçiriliyor. MS 72 yılında Roma egemenliğine giren Korykos, 450 yıl boyunca zeytin üretiminde, zeytinyağı ve şarap ticaretinde öne çıkıyor. Doğuda Elaiussa- Sebaste’ye (bugünkü adı Ayaş antik kenti), batıda Cennet-Cehennem Mağaralarına uzanan kentte 5’inci yüzyıl ve sonrasında inşa edilen büyük kiliselerin varlığı, kentin önemli bir Hristiyanlık merkezi hâline dönüştüğünü gösteriyor. Bu yüzyıllardaki yazıtlara göre komşu kent Korasion ile güçlü ticaret bağları olan Korykos, dönemin önemli bir liman kentidir.

Karamanoğlu İbrahim Bey Kızkalesi’ni Yeniden İmar Ettiriyor

7’nci yüzyılda Sasani ve Arap egemenliğine giren Korykos antik şehri, 12’nci yüzyılda başlayan Bizans egemenliği döneminde inşa ettirilen deniz ve kara kaleleriyle ikili savunma sistemine sahip oluyor. Bizanslılar döneminde Arap istilasına karşı kentin etrafı surlarla çevriliyor. 1361’de Kıbrıs’taki Lusigman Krallığı’nın eline geçen şehir, Ceneviz ve Venedik gemilerinin uğrak yeri oluyor.

Antik Şehirler

Kent, 1375’te Memlüklerin, 1448’de Karamanlıların hakimiyetine giriyor ve Karamanoğlu İbrahim Bey, bugün Mersin’in sembolü hâline gelen Kızkalesi’ni onarıyor. 1471’de Osmanlı egemenliğine giren Korykos, önemini zamanla kaybetmeye başlıyor. Cem Sultan, 1482 yılında Rodos şövalyelerinin yolladığı gemiye binmeden önce ülkesindeki son günlerini burada, Akdeniz’in parlak sularına ve Kızkalesi’ne bakarak geçiriyor.

Garnizon Şehrin Kaleleri

Küçük bir adacığın üzerine kurulan Kızkalesi (deniz kalesi) ile Korykos Kalesi (kara kalesi) vaktiyle -bugün bulunmayan- bir yol ile birbirine bağlanıyor. 1119 yılında I. Leon tarafından yaptırılan ve 1361’de Kıbrıs Krallığı tarafından zapt edilen Kızkalesi’nin duvarı, dörtgen, üçgen ve yuvarlak olmak üzere 8 burçla güçlendiriliyor. Kalenin ana girişi kuzeyde –kıyıdaki kaleyi görecek şekilde– olmakla birlikte batı sur duvarında ve güneydoğu kulesinin güney ve kuzey yönlerinde de girişler bulunuyor.

Savunmaya Destek

Tarih

Saldırılar karşısında ilk savunma noktası olarak inşa edilen Kızkalesi ve onunla aynı paralelde yer alan Korykos Kalesi’yle savunma için destek amaçlanıyor. İç içe iki surla çevrili kare planlı Korykos Kalesi’nin etrafında hendeklerin yanı sıra sarnıçlar, kiliseler, kaya mezarları, lahitler, su kemerleri ve taş döşemeli yollar bulunuyor. Üç kapılı kalenin batıya bakan kapısının (deniz kapısı) savaş zamanında şehirden ayrılmak için kullanıldığı biliniyor.

Kızkalesi’ni bölgedeki diğer kalelerden farklı kılan, kalenin batı duvarı boyunca 15 kolan üzerine inşa edilen revak. Saray avlusu görünümü veren revaklı düzenlemenin üzerinde meşalelikler yer alırken, kalenin ortasında bir yapı kompleksi ile avluda şapel buluntuları yer alıyor. Yağmur sularının biriktirildiği iki adet sarnıç, depo, işlikler, yazılar, yazıtlar ve depo ya da cephanelik olarak kullanıldığı düşünülen yapı kale içindeki diğer unsurlar arasında geliyor.

Açık Hava Müzesi

Korykos antik şehri deniz ve kara kalelerinin yanı sıra yerleşim alanlarında da pek çok kültürel varlık barındırıyor. Kentin önemli mimari kalıntıları arasında; kaya mezarların bulunduğu nekropol alanı, 14 kilise, sarnıçlar, liman, lahitler, anıt mezarlar ve tapınaklar, sütunlu yol, su kemerleri, taş döşemeli Roma yolları bulunuyor.

Âdeta bir garnizon şehri olan Korykos, doğudaki komşusu Elaiussa-Sebaste ile kutsal kabul edilen bir yol aracılığıyla birbirine bağlanıyor. Sürekli rekabet hâlinde olan bu iki şehrin arası bir açık hava müzesi görünümünde. Yol boyunca 6’ncı yüzyıldan kalma lahitler, kilise ve antik evleri görmek mümkün.

Efsaneye Göre…

Görkemiyle bakanı hayran bırakan Kızkalesi’nin hikâyesi tarihin pek çok dönemine atfedilen “kralın kızı” efsaneleriyle benzerlik gösterse de yine de ilgiyle dinleniyor:

“Zamanın birinde Korykos’ta yaşayan kralın tek isteği, bir kız çocuğunun olmasıymış. Kralın bu dileği gerçekleşmiş ve bir kız çocuğu olmuş. Kralın kızı büyüdükçe, güzelliği ve yardımseverliğiyle herkesin sevgi ve hayranlığını kazanmış. Bir gün şehre gelen bir falcı, krala çok sevdiği kızının zehirli bir yılan tarafından öldürüleceğini söylemiş.

Kral, kızını bu kötü gelecekten kurtarmak için denizin ortasındaki küçük adanın üzerine bir kale (Kızkalesi) yaptırmış. Yılan denizden kaleye ulaşamayacağı için kızının güvende olacağını düşünmüş ve kızının karaya ayak basmasını yasaklamış; ancak kralın kızı denizin ortasında yapayalnız neşesini kaybetmiş, kederinden hastalanmış.

 Hekimler prensesi iyileştirince sarayda büyük bir davet verilmiş. Kral mutlu, prenses hâlinden memnun imiş. Davete gelen köylü kadın prensese bahçesinden topladığı altın sarısı üzümlerden armağan etmiş ama sepete giren yılandan bihabermiş. Üzümü çok seven prenses elini salkımların arasına daldırmış. Kara bir yılan güzel prensesi sokmuş ve prenses oracıkta ölüvermiş.” 


Bir önceki Stan Lee Kimdir? başlıklı yazımızda Hollywood film dünyasının önemli isimi, ünlü çizgi roman yazarı Stan Lee’nin hayatı, film dünyasına kazandırdığı süper kahramanlar ve daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.”

Yazar hakkında

Avatar

Gül Demirdaş

Marmara Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden mezun genç iletişimci; okur, yazar, çizer, araştırır, gezer, keşfeder, paylaşır… Editörlük yapan, bunun yanında şiir ve öykü yazmaktan da kendini alamayan yazar adayı, “Yazmak, en zoru; kimi zamansa en kolayı. Zorluğunda ya da kolaylığında değilim ben işin. Yazarak var oluyorum, hepsi bu” diye özetliyor yazmayı.

Yorum Yap