Gezi Yaşam

Londra Kanal Yaşamı

Londra Kanalları
Avatar
Yazar : Tufan Bozkurt

Seyahat hedefleriniz arasında Londra varsa, bu seyahati yapmak isteyen bir kişiye tavsiye edilecekler listesinde kendisine rahatlıkla yer bulur Londra kanalları. Londra su kanallarının tekne yaşamı, dışarıdan bakıldığında oldukça sıra dışı ve çekicidir. Bu kanalların kenarında dolaşmak güzel bir duygudur. Bu duyguyu çeşitlendiren ve rengârenk hale getiren birbirinden sevimli teknelerin arzı endam ederek boy göstermesini izlemek hoş bir deneyimdir.

Londra kanallarında gezinti yaparken, güzel teknelerin varlıklarının tekne sakinlerinin hayata yönelik “marjinal olma” istemlerinin vuku bulması sonucunda oluştuğunu düşünebilirsiniz. Bu düşüncenin kimi teknecilerin yaşamlarına bakıldığında doğruluk payı vardır. Kimi tekneciler maddi refahlarıyla bağlantılı bu tekneleri kullanırlar. Tekneler bu insanlar için rahatlama ve sayfiye yerleridir. Sürekli teknelerde yaşama durumları olmasa bile en azından hafta sonları teknelerini canları istedikleri zaman kullanırlar. Ayrıca, ekonomik durumu iyi olan bazı kişilerin mülkleri olmakla birlikte, bu kişiler dönem dönem teknelerinde yaşarlar.

Londra Kanal Yaşamı

Bu görünüm üzerinden genel bir çıkarıma giderek, “bütün tekne sakinlerinin maddi koşulları oldukça iyidir ve bu insanlar hayatlarını renklendirmek amacıyla, teknelerde yaşarlar” düşüncesini savunursanız, sizi bir aldanma bekler. Londra tekne yaşamı için böylesi bir çıkarıma gitme durumunuz halinde Londra’nın pazarlanabilir markasına fark etmeden yatırım yapmış olursunuz. Londra Belediyesi kentin imajını güçlendirmek amacıyla kanallara ağırlık vermemiştir. Bilakis Londra’nın pazarlanabilmesinin ters etkisi sonucu tekneler Londra’da büyük oranda artmıştır.

Kanalların sakinlerinin tekne yaşamını seçmesinin en büyük nedeni, Londra’nın Margaret Thatcher döneminden beri küreselleşme yaygarasının başkenti olmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Thatcher hükümetinin spekülatif sermayenin önünü açma yaklaşımının sonucunda 1980’lerden itibaren Londra’daki konut fiyatları anormal ölçülerde artmaya başladı. Son 20 yılda Londra’nın herhangi bir semtinde kira fiyatları yüzde 1000 dolaylarında artış gösterirken, bazı yerlerde bu oranlar çok daha fazla artış gösterdi.

londra seyahat

Londra Kanal Yaşamı

Bir kişinin bir stüdyo dairede oturabilmesi için en az 1000 Poundluk bir meblağı gözden çıkarması gerekiyor. Böylesi bir fiyata ev bulabilmeniz içinse, Londra’nın merkezi bölgelerine oldukça uzak yaşamanız gerekiyor. Bu denklemden rahatlıkla anlaşılabileceği gibi Londra, uzun yıllardır küreselleşmenin Londralı mağdurlarına vize uyguluyor. Bu siyasetin uygulanma biçiminin bir görüntüsü: Londra’yı Londra yapan merkezi bölgelerden yoksulların ya da diğer tabirle ayak takımının çıkartılması, kent merkezinin genişletilerek 3. Bölgede yaşayan “suç unsurlarından” kentin arındırılarak şehrin her alanının şantiye çevrilmesi temelinde spekülatif sermayenin değer kazandırılması.

“Yoksullara Londra’da Yer Yok”

Bu politikanın temel işlerliği Londra kent alanının mutenalaştırılmasıdır. Bu mutenalaştırmadan yoksullar direk etkilenerek, kendilerine farklı yaşam alanları aramaya başlarlar. Yoksullara Londra’da yer yoktur. Onların varlık sebebi Londra’nın seçkinlerinin burun kıvırdığı işlerin onların tarafından icra edilmesinin zorunluluğudur. Bu bakımdan Londra’da yaşayan birinin bir turistin Londra seyahati için yapmış olduğu seyahat planlamasının mekanlarına hiç gitmemesi, gitse bile bu mekanların bu kişi için hiçbir öneminin olmaması oldukça normaldir.

londra kanal yaşamı

Londra Kanal Yaşamı

Tabii bu arada konut fiyatları sürekli arttırılıp insanlar kötü koşullarda yaşamaya maruz bırakılırken, Londra’da boş ev sayısının on binlerle ifade edilmesini normal karşılamanız gerekiyor; çünkü Liverpool Street gibi alanlarda boş bırakılan konutlar 5. Bölgedeki konutları bile Moorgate sistemiyle yüksek meblağlara satılacak bir sermayeye dönüştürüyor.

“Özgürlük Alanının da Bir Sınırı Var…”

Bu denklemden bakıldığında Londra kanallarının sakinlerinin pek çoğu 1 yıllık kira fiyatına iyi bir teknede çok ucuza kalabiliyorlar. Tekne yaşamını bu biçimde tercih eden kişiler için, tekne yaşamının bir olumluluğu kanallar boyunca kenti gezebilmeleridir. Bir gün Tottenham’da diğer gün Broadway Market’te gözünüzü açabilmeniz oldukça keyiflidir. Lakin bu “özgürlük alanının” da bir sınırı vardır; istediğiniz gibi merkezi bölgelerde dolaşamıyorsunuz. Merkezi bölgelerde demirlemenin fiyatları bu kişiler için çok yüksek olduğundan buralarda genel olarak ekonomik durumu iyi olan zengin kimseler kalabilmektedir. Diğerleriyse, kentin daha ıssız kanallarına mahkûmlardır. Bu mahkûmiyet durumu, bu kişiler için “özgürlük alanının” sınırlığını ortaya koyarken, Londra’nın mutenalaştırılması çalışmasının resmini bize verir.

Bir önceki Köy Enstitüleri başlıklı yazımızda, köy enstitüleri nedir, köy enstitüleri ne zaman kapatıldı, köy enstitülerini kim kurdu konuları ile ilgili bilgiler  yer alıyor.

Yazar hakkında

Avatar

Tufan Bozkurt

İnsanım ve insana ait olan hiçbir şey bana yabancı değil" yaklaşımından kendisine bir hayat kuran Bozkurt, çok çeşitli alanlardan insan manzaralarını antropoloji, sosyoloji gibi disiplinleri harmanlayarak aktarıyor. Dahası bir azınlık kimliğin iktidarla olan ilişkisini, sinemanın günümüzle bağlantısını, küreselleşmenin etkilerini, modern ile modernitenin dansından doğan postmodern insanın kimliksizliğini anlatıyor. Temel aldığı noktaysa, postmodern anlatılara sıkışmış insanın preslenme halinin şimdiye ait olmadığıdır. Bu preslenme hali şimdiki zamanda yaşayan insanın geçmiş ve gelecek içerisindeki durumunun yalnızca bir vaziyetidir. Bozkurt'a göre, bütünü görebildiğimiz oranda insan yaşamının eksik noktalarını bilince çıkartırız.

Yorum Yap