Kültür Sanat

Yazı Yazmak Nedir

yazı yazmak

Bir müzisyenin enstrümanına, bir yazarın ilk kitabına, bir ses sanatçısının yüreğinde hissederek seslendirdiği güzel bir parçaya ve bir şairin en özgün satırlarıyla meydana getirdiği şiirlerine hissettiği duyguları yaşıyorum ben de. İlk yazılarımı kaleme alıyorum ve sadece aklımdan geçenler değil, kalbimin fısıldadıkları da mürekkebimden damlıyor şimdi… Yazı yazmak sığ bir suya bir demet çiçek bırakmak gibi… Siz de yazı yazmak nedir, yazı yazmak nasıl geliştirilir, yazı yazmak için konular nelerdir diye kendinize soruyorsanız ve ben de yazı yazmak istiyorum diyorsanız doğru yerdesiniz sevgili okur, sizi şöyle alalım😊

Yazı Yazmak

Yazı yazmak

Yazı Yazmak Kuşun Kanat Çırpışıdır

Yazı yazmak eylemdir elbette, ancak sadece bir eylem değil insanın kendisini bulmasıdır aslında. Çünkü düşündükleriniz, hissettikleriniz ancak yazdıklarınızla vücut bulur, nefes alır, diğer insanlara ulaşır.  Yazarın; “Dilimin ucundaki kelimeler bu kış da donmazsa, bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler” demesi de bundandır işte. Yazıya dökmediğimiz hiçbir şeyin kanadı yoktur henüz. Önce duygularımıza uçmayı öğreteceğiz, sonra onların dilden dile, diyardan diyara uçmalarını büyük bir keyifle izleyeceğiz. Bütün mesele işte bu. Gönlümüzde yer bulan birçok şairin, yazarın, edebi kişiliğin bizleri heyecanlandırmasının, bizlere en güzel eserlerini tattırmasının sebebi işte bundandır. Sabahattin Ali eserleri, Hasan Ali Toptaş kitapları bu duyguları bize fazlasıyla yaşattılar. Onlar yüreklerine özgür olmayı tembihlediler ve en güzel eserlerine kanat çırpmayı öğrettiler. Yazı yazmak nedir, sorusunun en görkemli yanıtını da şöyle verebiliriz herhalde: Yazmak, bir kuşun kanat çırpışıdır…

Aşk Gibi…

yazmak aşkı

Yazı yazmak

Emerson yazı yazmak eylemeni aşka benzetiyor. Evet, yanlış duymadınız aşk dedim. Bir bakıma haklıdır; yazı yazmak da aşk gibi gizemli, tutkulu ama çoğu zaman yorucu bir serüven değil midir? O halde nedir bizdeki bu kalem sevgisi, kağıdın kokusuna duyduğumuz hassasiyet, mürekkebe dokunma isteğimiz?.. Elbette bunun yanıtını vermek kolay değil. Sait Faik, Haritada Bir Nokta öyküsünde duygularımıza, düşüncelerimize âdeta tercüman oluyor:; “Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazmak da bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”

İç sesimizi dinlemenin belki de en etkili yoludur yazma eylemi.Yazdıklarınız kadardır hissettikleriniz ve yazdığınız sürece hoş bir sedasınızdır kulaklarda. Öğrendikçe yazmalısınız ve emin olun yazdıkça öğreneceksiniz.

Bir önceki Tony Gatlif filmleri başlıklı yazımızda, Tonya Gatlif kimdir, Tony Gatlif ödülleri, Tony Gatlif son filmi ile ilgili bilgiler yer alıyor.

Yazar hakkında

Avatar

Ebulfez Demirdaş

Çocukluğundan beri hayalini kurduğu gazeteciliği, kendi deyimiyle gastecilik eğitimini Marmara Üniversite’sinde tamamlayan yazar, Küresel Şehirler ve İstanbul Araştırmaları bölümünde yüksek lisans eğitimine devam ediyor. Tam bir İstanbul âşığı olan yazar, sık sık seyahat ederek yeni yerler keşfetmeyi ve gezdiği yerleri fotoğraflamayı, yeni şeyler öğrenmeyi çok seviyor.

Yorum Yap